Ana Sayfa | Depresyon | Bebeklik ve Çocukluk Döneminde Depresyon

Bebeklik ve Çocukluk Döneminde Depresyon

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

Çocuklarda ilk stres doğumla birlikte başlar. Bebeğin ağlaması, onun anne rahminin sıcaklığı ve rahatlığından dış dünyanın soğukluğu ve inciticiliğine bir tepkidir.

            “Çocuklarda ilk stres doğumla birlikte başlar. Bebeğin ağlaması, onun anne rahminin sıcaklığı ve rahatlığından dış dünyanın soğukluğu ve inciticiliğine bir tepkidir. Bebeğin yeme ve barınma ihtiyaçlarının giderilmesine rağmen stres yaşaması mümkündür”(4).”Yaşamın ilk yıllarında bebek kendisine bakacak yetişkine tam anlamıyla bağımlıdır.Bu nedenle kendisine bakım veren kişi ile arasında derin bir bağlanma oluşur. Ancak, çocuğa bakım veren kişinin çocuktan kısa ya da uzun süre ayrılması bebekte bağlandığı kimseyi yitirme duygusunun, yani ayrılma bunaltısının(separation anxiety)  ortaya çıkmasına neden olur. Çalışmalar, sürekli, teke tek ve nitelikli anne-çocuk ilişkisinin, sağlam benlik gelişiminde son derece gerekli olduğunu göstermiştir. Aşağıda bu ilişkinin kısa ya da uzun süreli kesilmesi ile ilgili önemli iki sendrom tanımlanmaktadır” ( Öztürk, 1988, s. 381 ) .                                                    Kısa Süreli Anne Yoksunluğu (anaklitik depresyon )             “İlk 6 ayda bebek anneden ya da anne yerinde olan yetişkinden birden ayrılırsa 3 ayrı dönem yaşanır”(4). ·                    Protesto dönemi: Sürekli ağlar, yanına biri yaklaşınca susar ama o kişinin annesi olmadığını anlarsa yeniden ağlamaya başlar.·                    Depresyon dönemi: İştahı azalır, kilo kaybetmeye başlar, fiziksel gelişme duraklar, kusma ve ishal görülür. Küskün ve üzüntülü görünüm belirgindir.·                    İçe kapanım dönemi: İkinci aydan sonra çocuğun duygusal tepkileri giderek azalır ve küntleşir. Çevreye, yanına yaklaşanlara ilgisiz kalır.” “Anne 3 ay içinde dönerse bebek giderek eski durumunu alır. Ayrılık 3 ayı geçerse durumda geriye dönüş, iyileşme olmaz. Giderek aşağıda açıklanacak olan yuva hastalığı ( hospitalizm ) yerleşir” (Öztürk, 1988, s. 382 ) .                                                                        Uzun Süreli Anne Yoksunluğu (hospitalizm)             “İlk yaşlarda ailelerinden ayrılıp yetiştirme yurtlarına verilen ya da uzun süre hasta hanede kalan çocuklarda görülen bir sendromdur….Bu, duygusal beslenmeden uzun süre yoksun kalan çocukların özellikleri şöyledir (Öztürk, 1988, s .382,383): ·                    Uyaranlara güç ve geç cevap verirler. Çevreye ilgisizdirler.·                    Oturdukları yerde sallanma, geviş getirme kafa sallama ve vurma hareketleri çok görülür. Bunlar kendi kendilerini uyarma çabalarıdır. ·                    Bedensel haz kaynaklarına ( parmak emme, sallanma gibi ) sık başvururlar. ·                    Yalancı geri zekalılık çok görülür ve genelde kalıcıdır. İlk yaşta yuvalara verilen çocuklar 3-4 yaşlarından sonra tekrar evlerine dönseler de zekaları normale dönmeyebilir. ·                    Beslenme ve bakım yönünden iyi yaşam koşulları içinde bulundukları halde hastalanma ve ölüm oranı yüksektir. ·                    Yürüme, konuşma, tuvalet eğitimleri geridir. Boyları, kiloları kronolojik yaşlarının altındadır .” Çocuklar Neden Depresyon Geçirir ?                        “Çocuklardaki depresyonunda yetişkinlerde olduğu gibi belirgin bir nedeni yoktur. Sıklıkla çok sayıda sebep bir araya gelerek depresyona neden olur. Bu nedenlerin başlıcaları şunlardır (6): ·                    Bir ebeveyni veya sevilen birini kaybetmek, ( boşanma veya ölüm nedeniyle)·                    Evcil hayvanı veya sevilen bir oyuncağı ya da eşyayı kaybetmek, ·                    Okulda veya başka bir yerde kaba kuvvete maruz kalmak,·                    Okul veya ev değiştirmek,·                    Depresyon geçiren ya da sürekli kaygılı bir ebeveyne sahip olmak,·                    Ailede yeni bir bebeğin doğması,·                    Yeni bir ailenin üyesi olma ( üvey aile gibi ),·                    Küçük yaştaki çocukların iyi tanımadıkları birisiyle uzun süre kalması,·                    Okulda sorun yaşamak ( başarısızlık kaygısı gibi),·                    Yalnız ya da terkedilmiş hissetmek,·                    Fiziksel olarak hasta olmak, ·                    Dinlenilmediğini hissetmek, ·                    Cinsel konularda kaygı duymak,·                    Gelecek kaygısı yaşamak,·                    Fiziksel, cinsel ya da duygusal olarak istismar edilmek,·                    Okula başlamak .” Çocukluk Depresyonun Belirtileri:             “Aileler çocuklarında en az birkaç haftadır devam eden olağandışı hal ve davranış biçimlerine dikkat etmelidirler. Çocukta depresyonu ele veren en önemli belirtiler şöyledir (1): ·                    Keyifsizlik, neşesizlik, huzursuzluk, hırçınlık, sinirlilik ya da içe kapanma, aldırmazlık ve uyaranlara cevapsızlık,·                    Uyku alışkanlıklarında bozulmalar ( uykudan korkarak uyanma, yalnız uyuyamama ) ,·                    Yeme alışkanlıklarında bozulmalar ( önceden sevdiği yiyeceklere isteksizlik, kilo alamama, hatta kilo kaybı ),·                    Ders başarısında düşme,·                    Arkadaşlarına ve oyuna ilgi azalması, ·                    Aşırı hassas, alıngan ve abartılı yorum ve tepkilerin olması ( bağırma ya da ağlama ),·                    Tanımlanamayan bir sıkıntı hali, hoşlandığı aktivitelere ilgisizlik,·                    " Yaşamama isteğini " dile getirmesi ya da notlar yazması.”  “Kronik depresyonlu bir babanın bulunduğu ,evlilik çatışması ortamındaki, 10 yaşındaki çocuğun bıraktığı bir mektup, aile huzursuzluğunun çok yönlü etkilerini göstermesi açısından anlamlı mesajlar içerdiği için değiştirilmeden aşağıda verilmiştir: Baba ! Baskı ve işkence dolu günlerin bitti.Benim yazdığım bu mektubu, sevgilinize yazdığınız ayrılık mektubu gibi montunuzun cebinde saklayınız... Üç senedir çok dırdıra, kavgaya şahit oldum. Biliyorum annemde de suç var ama;illa onu kapı önünde hortumla dövmen, yüzüne çay bardağı fırlatman lazım değildi. Bir zamanlar boynuna kordon dolaman, hamile iken onu kayışla dövmen hala aklımdan çıkmıyor... Annemle tartışırken sen çok laflar söylüyordun. Ama annem ağzını açınca “geç bunları” diyordun. İLK VE SON KEZ ELVEDA! Yuvayı dişi kuş yaparmış erkek kuşlar bozarmış.’Y.”(Aşkın, 1994, s. 89 )             “Çocukların yaşadığı anksiyete ve depresyon gibi duygusal sorunlar kısa süreli bile olsa onların kendilerine ve dış dünyaya bakışlarında olumsuz kalıcı etkiler bırakıyor. Child Devleopment dergisinin Mart/Nisan sayısında yer alan habere göre, duygusal sorunlar yaşayan çocuklar kendi yeteneklerini küçümsedikleri gibi dış dünyayı da negatif ışık altında görüyorlar ve gelişme sorunları çekiyorlar. İlköğretim düzeyinde yaklaşık bin çocuk üzerinde yapılan araştırmayı yürüten, Illinois Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eva M. Pomeranz'ın açıklamasına göre, çocuklarda duygusal sorunlara eşlik eden 3 faktör onların kendilerinden kuşku duymasına yok açıyor. Bu faktörlerden biri, başarısızlıklar karşısında kendilerini suçlamaları ve başarı faktörünü ‘iyi bir öğretmen‘ gibi dış kaynaklara bağlamaları. İkinci faktör, önlerine koyulan başarı standartlarının üstesinden gelip gelemeyecekleri konusunda belirsizlik duygusuna kapılmaları. Üçüncü faktör ise çocukları sosyal yaşamda kendi yeteneklerini küçümsemeye iten kendine güvensizlik.Kız çocuklarının erkek çocuklara oranla çok daha kolay yara alabildiğine, ancak kız çocukların genellikle sosyal yaşamda arkadaşlarından aldıkları pozitif geri-beslenmeler nedeniyle, yeteneklerini erkek çocuklar kadar küçümsemediklerine dikkat çeken Dr. Pomeranz, bu konuda daha çok araştırma yapmak gerektiğini belirtiyor” ( 3). “Çocuklardaki depresyon tedavi edilebilir ve çocuk tamamen eski haline döner. İlaç tedavisi ve psikoterapi uygulanarak hekimle güvenli işbirliği tedaviyi kesin kılar” (1). 
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

Lütfen resimde gördüğünüz kodu giriniz:

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Etiketler
Etiket eklenmemiş
Bu haber için oy ver
0